Bu kitabı blog yazma hevesimin olmadığı günlerde okumuştum. Bir kaç gün önce de dışarıda olan kardeşimden kitap isterken Otomatik Portakal yerine Şeker Portakalı kitabını istemişim. Niyetim Otomatik Portakalı okumaktı. Neye niyet kısmet oldu biraz.  İade etme gereği de duymadım. Belki birilerine hediye olur kim bilir.

Bu defa okuduğumda daha bilinçli okudum. Zaten bir defa okunup kitaplığa terk edilecek kitaplardan biri değil. Üzerine yazılacak, düşünülecek kitaplardan bir tanesi Şeker Portakalı.

Yazım ufak miktarda da olsa spoi içerebilir. Bunu dikkate alarak devam etmenizi isterim. 

Yazar 12 günde kaleme aldığı bu kitabı aslında 20 yıldır yüreğinde taşıdığını söylüyor. Çünkü kendisi bu öykünün kahramanı Zézé. Kitap aslında bir seri. Güneşi Uyandıralım ve Delifişek ile devam ediyor. 

Kitap "Günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü" diye başlıyor. Daha ilk başında sorgulatıyor küçük bir çocuğun nasıl bir acısı olabilir? Çocuklar oynamalı, öğrenmeli, keşfetmeli. Ya sen Zézé? 

Zézé farkındalığı yüksek ama aynı zamanda oldukça hassas bir çocuk. Küçücük yaşında ailesinin ekonomik sıkıntılarını görebilecek kadar hassas. Hayal gücü geniş, şeker portakalı fidanı ile sohbet edebilecek kadar yalnız bir çocuk. Ailede gördüğü şiddetin hırçınlaştırdığı bir çocuk.

Çocuğa şiddetin, ilgisizliğin ve sevgisizliğin sonuçları.. Çocuklar sevilmediklerini anlar. Zézé sevgili öğretmeninin yanında yaramaz değil uslu bir çocuk. Öğretmeni asla onun herkesin yaramaz olduğunu iddia ettikleri gibi bir çocuk olduğuna inanmıyor. Çünkü öğretmeni onu anlıyor. 

Ve sevgili Portuga. Zézé'nin dünyasındaki hem en büyük şansı hem de en büyük şansızlığı. Zézé'nin küçücük yüreğinde depremler yaratan Portuga. Zézé sevgili Portuga'sının yanında uslu ve mutlu. Çünkü Portuga'sı onu çok seviyor. 

Herkesin en az bir defa okuması gereken bir kitap. Özellikle hiç çocuk olmadığını düşünen yetişkinlerin, çocuklardan ilgisini, şefkatini eksik tutan ebeveynlerin okuması gerek. Şeker Portakalı çocuklar için değil bizim için. Çocukların dünyasını anlamamız için yazılan değerli kitaplardan biri.

Mutlu çocuklar mutlu bir nesil demek. Biz yetişkinler ise o çocukların aynasıyız. Bunun kulağımıza küpe olması dileği ile..

8 Yorumlar

  1. Yine 7'den 70'e okunabilecek bir kitap... Böyle kitaplar güzel ama bir zaman sonra klişeyeleşecek mi diye düşünmeden edemiyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Klişeleşme bazı şeyler için pek mümkün gözükmüyor ama bilemem :)

      Sil
  2. Defalarca okusam hep duygulanacağım, boğazımda düğümlerin oluşacağı nadir kitaplardan. Küçük Zeze... Hepimizin kalbine dokunuyor.

    YanıtlayınSil
  3. ben de okumumştum bunu. başarılı bir eser. dediğiniz gibi öğrencek çok şey var.

    YanıtlayınSil

Ses verin :)
Sevgilerimle.